UzmanWeb.Net
  ANA SAYFA   FORUM   RESİMLER   GÖRSEL DERSLER   TOPLİST   DERSLER   İLETİŞİM

Mayıs 16, 2008, 10:06:48 ÖÖ *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Forum   Yardım Oyun Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1] 2   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hikaye- MasaL  (Okunma Sayısı 1047 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
GozyaSi
Haber Editörü
Moderatör
*

Puan: 80
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Meslek: Öğrenci-Üni.
Mesaj Sayısı: 1053


Insan Inandigi Gibi Yasar, Yasadigi Gibi Ölür

Aktiflik
Deneyim
Seviye
 Stats
« : Mart 29, 2007, 23:29:23 ÖS »
Aşağıdaki listedeki kullanıcılar bu konu için teşekkür ediyorlar!Teşekkür Et

HeR AşK keNdi MasaLını YaZar

Gerçek Aşk !!!
Bir kız ve bir delikanlı,bir motorsikletin üzerinde 180 km hızla gidiyorlar ve aralarında şöyle bir konuşma geçiyor; Kız : Lütfen yavaşla,ben korkuyorum Delikanlı : Hayır,bak ne kadar eğlenceli
Kız : Lütfen,lütfen,çok korkuyorum Delikanlı : Peki,beni
sevdiğini söyle Kız : Seni çok seviyorum,lütfen yavaşla Delikanlı : Şimdi de bana sıkıca sarıl Kız delikanlıya sıkıca sarılır Delikanlı : Kaskımı alıp,kendine takar mısın? Başımı çok sıktı. Ertesi gün gazetelerde şöyle bir haber çıktı: Motorsiklet kazası; Motorsiklet,fren arızası nedeniyle,bir binaya çarptı.Üzerindeki 2 kişiden sadece biri kurtuldu. Gerçek ise
şöyleydi;Yolun  yarısında,delikanlı frenlerin bozulduğunu anlamış ama bunu kıza belli etmek istememişti.Bunun yerine,kızdan kendisini sevdiğini söylemesini istemiş ve kendisine son defa sarılmasını istemişti. Sonra da kendi ölümü pahasına,kızın başlığı takmasını ve hayatta kalmasını sağlamıştı. İŞTE GERÇEK AŞKIN ANLAMI DA BUYDU!……………. Kiss Kiss
"Bu Konuya Teşekkür Edenler":
byacarajans, ahmet1976, ay-ışığı, AdmiN, bkiral2000, burajan
Logged

Seni seviyorum ağır cümledir
Herkese söylenmez
Bazen yıllarca beklenir o bir çift söz için
Dili yakar dudağı yakar bedeni kavurur lime lime eder
Velasıl yürek işidir
Bi ömür pahasına ilk defa söylenir
Keşke bana günde bin defa söylemeseydin
ve sonra her bedene uygun bir hırka gibi önüne gelene giydirmeseydin. NefeS
GozyaSi
Haber Editörü
Moderatör
*

Puan: 80
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Meslek: Öğrenci-Üni.
Mesaj Sayısı: 1053


Insan Inandigi Gibi Yasar, Yasadigi Gibi Ölür

Aktiflik
Deneyim
Seviye
 Stats
« Yanıtla #1 : Mart 29, 2007, 23:30:14 ÖS »
Aşağıdaki listedeki kullanıcılar bu konu için teşekkür ediyorlar!Teşekkür Et

İki Arkadaş...

Çok samimi iki dost ve arkadaslardir.Fakat bir tanesi çok kurnaz ,
atilgan ve hareketli, digeri ise çok saf , dürüst ve sessizdir.
Bir gün kurnaz olan arkadas , diger arkadasin yanina giderek
islerinin bozuldugunu söyler ve kendisinden para ister. Samimi dostu
onu hiç kirmaz ve elindeki bütün parayi arkadasina verir.

Arkadasi bu parayla islerini düzeltir. Bir süre sonra kurnaz olan
yine arkadasinin yanina gider ve arkadasinin evlenmek üzere oldugu
nisanlisini çok begendigini ve kendisine vermesini ister.
Arkadasi çok sasirir, ne diyecegini bilemez.
Fakat aralarinda o kadar kuvvetli bir sevgi vardir ki arkadasina hayir
diyemez, nisanlisini arkadasina verir.
Zaman içinde Saf olanin isleri bozulur ve birden arkadasi aklina gelir
( ben ona sıkıstıgında iyilikyapmistim diyerek) arkadasinin is yerine gider
ve kendisine çalismasi için iş vermesini ister.
Arkadasi ona is vermez. Bizimki pismanlik ve üzüntü içinde geri
döner ama yinede arkadasina kizamaz.
Bir gün sokakta dolasirken yanina hasta ve yasli bir adam yaklasir
Fakir oldugu için ilaç alamadagini söyler.Bizimki yasli adamcagiza
acir, istedigi ilaçlari alir evine götürüp dinlendirir oturup sohbet ederler bir süre.
Ve kısa bir süre sonra yasli adamin öldügünü duyar. Yasli adam çok
zengindir ve bütün mirasini kendisinebirakmistir. Saf adam artik zengindir.
Biraz da sevdigi dostuna olan kirginligiyla dostunun is yerinin karsisinda bir ev alir ve oraya
yerlesir. Bir gün evinin kapisini dilenci bir kadin çalar. Yasli
kadin çok aç oldugunu, kendisine yemek vermesini ister.
Bizim saf hiç düsünmeden kadini içeri alir karnini doyurur, Kimsesi
olmadigini ögrendigi kadina ;
Kendisinin de yanliz oldugunu söyler ve bu evde birlikte yasiyalim , sen
evin islerini ve yemekleri yaparsin der,
yasli kadin hiç düsünmeden kabul eder.
Bir süre sonra yasli kadin bizimkine, kendine uygun bir kiz bulup
evlenmesini söyler, Bizimki böyle bir kizi nasil bulacagini,
tanidigi olmadigini söyler.
Yasli kadin ona uygun bir kiz tanidigini ve kendisiyle
görüse|rebilecegini söyler.
Görüsmeler sonucunda evlenmeye karar verilir ve dügün davetiyeleri
basilir.
Bizimkisi kirgin oldugu halde çok samimi dostunu yinede
unutamamistir . Biraz da geldigi konumu görmesi açisindan samimi
arkadasina da davetiye gönderir . Dügün günü gelir çatar . Saf adam
dügün salonunda bir seyler söylemek istegiyle mikrafonu alir
ve baslar yasadiklarini anlatmaya ;
''Eskiden çok sevdigim bir dostum vardi . Bir gün isleri bozulunca benden
borç para istedi , elimdeki bütün parayi verdim. Evlenmek üzere oldugum nisanlimi çok
begendigini söyleyerek benden istedi.İçim kan ağla***Küfür Yasak*** onu da kendisine
verdim . Çünkü biz gerçek dosttuk onun üzülmesini istemedim.
Islerim bozuldugunda onun fabrikasina gittim ve çalismak için
kendisinden iş istedim. o bana is vermedi.
Çok üzüldüm, ama yinede arkadasima kizmiyorum Çünkü biz gerçek
dosttuk.'' Bu konusma üzerine kurnaz olan arkadasi daha fazla
dayanamaz ve mikrafonu eline alir baslar konusmaya;
''Benim de bir zamanlar çok sevdigim bir dostum vardi. Islerim
bozuldugunda kendisinden para istedim,
bütün parasini bana verdi. Sonra ondan nisanlisini istedim, üzülerek
nisanlisini da verdi . Nisanlisini istememin nedeni o kadinin
arkadasima layik olmamasiydi .(Hayat
kadiniydı )

Kendisi çok saf oldugu için arkadasimi o kadindan bu sekilde
kurtardim. Isleri bozuldugunda gelip benden is istedi, Arkadasimi
kendi emrimde çalistiramazdim, o yüzden is vermedim. Günün birinde
karsilastigi yasli adam benim babamdi. Babam ölmek özereydi, onu arkadasimin yanina ben
gönderdim ve mirasini ona ben biraktirdim.
Evine gelen dilenci kadin ise; benim annemdi. Ona bakip iyi yasamasini
saglamak için gönderdim.Ve şu anda evlenmekte
oldugu kisi de benim kiz kardesim. Onu arkadasimla evlenmesine ben
ikna ettim . Degerli misafirler, Iste biz böyle dostuz''
Logged

Seni seviyorum ağır cümledir
Herkese söylenmez
Bazen yıllarca beklenir o bir çift söz için
Dili yakar dudağı yakar bedeni kavurur lime lime eder
Velasıl yürek işidir
Bi ömür pahasına ilk defa söylenir
Keşke bana günde bin defa söylemeseydin
ve sonra her bedene uygun bir hırka gibi önüne gelene giydirmeseydin. NefeS
GozyaSi
Haber Editörü
Moderatör
*

Puan: 80
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Meslek: Öğrenci-Üni.
Mesaj Sayısı: 1053


Insan Inandigi Gibi Yasar, Yasadigi Gibi Ölür

Aktiflik
Deneyim
Seviye
 Stats
« Yanıtla #2 : Mart 29, 2007, 23:31:00 ÖS »
Aşağıdaki listedeki kullanıcılar bu konu için teşekkür ediyorlar!Teşekkür Et

Yürekteki Yanık...

Genç kız, el aynasında makyajını kontrol etti; "-Gayet iyi." dedi. Güzelliğinden emindi.Çevresindeki erkeklerin pervane olmasından zaten biliyordu güzel olduğunu. Hayatın tadını çıkaran, rahat yaşayan biriydi.

Cep telefonu çaldığında, akşam arkadaşlarıyla hangi eğlence yerine gideceğine karar vermeye çalışıyordu. Telefondaki numaraya baktı, arayan annesiydi.

- Alo.kızım, nasılsın?

- İyiyim anne. Ne oldu *

- Sana bir surprizim var.

- Surpriz mi?

- Evet.Çok eski bir arkadaşım, dostum şehrimize gelmiş..

- Eee kimmiş.

- Kim olduğu surpriz. Fakat, onu senin almanı istiyorum.

- Ben mi?

- Evet, senin iş yerine yakın olan parkı biliyormuş. Parka gitmesini ve seninle buluşmasını söyledim. Senin de parka gidip onu almanı istiyorum.

- Anne, ben böyle şeyleri sevmem, kendin halletsen.

- Kızım 1-2 saatlik bir işim var. Ayrıca seni bebekliğinden tanıyan bir arkadaşım. Seni görünce mutlaka çok sevinecektir.

- Amaaan. Peki peki. Nasıl tanıyacağım.

-Evden çıkarken üzerine giydiklerini tarif ettim.O parkta bazı oturaklar piknik masası şeklinde. Parkın sinema tarafı girişindeki ilk piknik masasına otur. O gelince seni bulacak.

-Tamam anne..tamam.

- Kızım senden her gün mü bir şey istiyorum.Üniversiteyi bitireli, hele de işe gireli bir fatura yatırmaya bile göndermedim.

- Hemen darılma, tamam dedim ya.

O nasıl tamam demekse. neyse, hadi o zaman, izin al da çık, bekletme. Ben de işlerimi bitirip hemen geleceğim.

**** **** **** **** **** **** **** **** **** ****

Genç kız, izin alıp çıktı.Kısa bir yürüyüşten sonra parka vardı. Bu parkta daha önce hiç oturmadığını farketti. Arkadaşlarıyla hep paralı,lüks eğlence yerlerine giderlerdi.

Annesinin tarif ettiği, girişteki ilk masayı buldu, boş olan kısmına oturdu. Masanın diğer tarafında bir köylü kadınla, küçük kız oturuyordu. Onlarla aynı yerde bulunmaktan utandığını hissetti. "-Annemin arkadaşı çabucak gelse de, şunlardan kurtulsam" diye düşündü.

Köylü kadın çekinerek seslendi;

- Afedersin kızım, bir şey sorabilir miyim?

"Kızım" diye seslenmesi iyice sinirlerini bozdu.

- Ne var, adres mi soracan! ..

Sert çıkış karşısında kadın sesini alçalttı;

- Hayır kızım, başka bir şey soracaktım.

- Sizin gibi cahiller ya adres sorar, ya para ister.

Köylü kadının kızaran yüzüne aldırmadı bile. O sırada şık ve lüks giyimli, orta yaşlı bir kadının uzaktan yaklaştığını gördü.

"-Nihayet." diye düşündü. Ayağa kalkıp kadını karşılamaya çalışırken, kadın yanlarından geçip gitti. Somurtarak geri oturdu.

Yanındaki küçük kıza daha sıkı sarılmış köylü kadının gözünden bir damla yaşın süzüldüğünü gördü.Kadın gözyaşını saklamak için diğer tarafa dönünce bir yüzündeki büyük yanık izi göründü. Genç kız manalı manalı güldü;

- Bak kolayca gözyaşı dökebiliyorsun, yüzünde de çirkin bir yanık izi var. Burda ne bekliyorsun geç bir köşeye aç mendilini ağla. Fakat ağlamayla benden bir şey koparacağını sanma, tamam mı.

Kadın dayanamadı;

- Cahil deyip duruyorsun. Ne cahilliğimi gördün. Tanımadığım bir kadına, torununun yanında hakaret mi ettim! .

- Oooo... laf yapmayı da biliyormuş

-Anlaşıldı kızım, sen üniversite bitirmiş, çok şey öğrenmiş olabilirsin ama insanlıktan sınıfta kalmışsın. Torunumu okutmak için uğraşacaktım. Fakat seni görünce vazgeçtim.

Yaşlı kadın, küçük kızı alıp masadan kalkarken, boşalan yere doğru şık giyimli bir kadın yaklaştı. Cevap vermek için hazırlanan genç kız zengin giyimli, şık kadını görünce uzaklaşan yaşlı kadına cevap vermekten vazgeçti. Yaşlı kadın geriye bakmaya çalışan küçük kızın başını eliyle engelledi.

**** **** **** **** **** **** **** **** **** ****

Bir süre sonra, genç kızın annesi parkta yanına geldi.

- Merhaba kızım, Zeynep teyzen nerde?

- Kimse gelmedi anne. En son bir bayan geldi, yanıma oturdu. O da sadece dinlenmek için gelmiş biriymiş.

- Allah Allah! ... giyindiklerini çok iyi tarif etmiştim, seni nasıl bulamadı anlamadım. Yanında küçük bir kız olacaktı.

Genç kız bir an durakladı.

-Küçük bir kız mı?

- Evet

- Anne! . biz zengin, kültürlü insanlarız. Herhalde arkadaşın da zengin, kültürlü biridir, değil mi?

- Kültürsüz değil ama zengin değil.

- Sakın bana köylü bir kadın olduğunu söyleme.

- Köyden gelen kadına ne denir ki! ..

- Oh. iyi iyi, köylü kadınları karşılmaya beni gönderiyorsun.

- Kızım, o kadına bir borcumuz vardı. O zamanlarda borcumuzun karşılığı bir şey veremedik. ' - Gün gelir, bir ihtiyacım olduğunda, ben kapınızı çalarım'. Dedi ve işte bu gün kapımızı çaldı.

-Ne istiyormuş?

- Torununu okutmamızı istiyor. Baban şimdi arabayla gelip hepimizi alacak, kayıt için okula götürecek.

- Anne, o köylü kadına ne borcun olabilir ki, anlayamadım?

Annesi, kızının öfkeli ses tonuna dayanamadı;

- Kızım, sen bebekken biz köydeydik.

- Eee.

- Sana yıllar önce bahsetmiştim, köydeyken evimiz yandı, biz de inekleri,atları,tarlaları neyimiz varsa hepsini satıp köyden göçtük, demiştim.

-Evet, hatırladım.

- O yangınla ilgili bir ayrıntıyı, seni üzülebilir veya seni evde yalnız bıraktığımız için darılabilirsin korkusuyla anlatmamıştık.

- Herhalde şimdi anlatacaksın.

- Baban evde yoktu, ben de su doldurmaya köy pınarına gitmiştim. Lodos mu ne diyorsunuz, işte o rüzğar bazen ters esiyormuş, yukardan aşağı filan. Sen beşikte uyuyorken rüzğar bacadan içeri esince közler ocaklıktan tahtalara sıçramış, yangın başlamış. Pınar yerinden dumanları görüp koştuğumda alevler heryeri sarmıştı. Birazdan yıkılacak gibi görünen eve yine de girmek için atıldığım anda Zeynep teyzen kucağına seni almış olduğu halde dışarı fırladı. O sahneyi hiç unutamam; onun kucağından seni aldığımda o çığlıklar atıyordu.

- Niçin?

- Seni kurtarırken, sağ tarafı yanmıştı. Gelince görürsün sağ yanağında ağır bir yanık izi var. Çok acı çekti çook. Dur ağlama, seni bu kadar üzeceğini bilmiyordum. Tamam kızım, bak makyajın akıyor, ağlama. Hah! .. baban da geldi. Fakat Zeynep teyzen hala bizi bulamadı.
Logged

Seni seviyorum ağır cümledir
Herkese söylenmez
Bazen yıllarca beklenir o bir çift söz için
Dili yakar dudağı yakar bedeni kavurur lime lime eder
Velasıl yürek işidir
Bi ömür pahasına ilk defa söylenir
Keşke bana günde bin defa söylemeseydin
ve sonra her bedene uygun bir hırka gibi önüne gelene giydirmeseydin. NefeS
GozyaSi
Haber Editörü
Moderatör
*

Puan: 80
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Meslek: Öğrenci-Üni.
Mesaj Sayısı: 1053


Insan Inandigi Gibi Yasar, Yasadigi Gibi Ölür

Aktiflik
Deneyim
Seviye
 Stats
« Yanıtla #3 : Mart 29, 2007, 23:32:59 ÖS »
Aşağıdaki listedeki kullanıcılar bu konu için teşekkür ediyorlar!Teşekkür Et

İlginç Bir Evlenme Teklifi

Günlerce, gecelerce hep onu düşünmüştüm. O ise beni sadece bir iş arkadaşı olarak görüyordu. Hatta bir seferinde, kız arkadaşıyla kavga etmiş ve bana cep telefonunu uzatarak, onu aramamı ve ikna etmemi rica etti. Göz yaşlarımı içime akıtarak, kıza telefon açıp barışması için ikna etmeye çalıştım. Sanki tanrı dualarımı duymuştu. Kız hiçbir şekilde barışmaya yanaşmıyordu. Ben üstüme düşeni fazlasıyla yapmıştım. Aradan birkaç hafta geçmişti. Haldun olanları unutup, eski neşesine kavuşmuştu. Bir akşam saat 22:00 sularında cep telefonuma bir mesaj geldi. Mesajın sahibi Haldun'du. Mesaj şöyleydi; "Yarın bana son kez yardım etmeni istiyorum. Hayatımın aşkını buldum. Ne olur benimle evlenmesi için onu ikna et." Bu mesaj beni beynimden vurmuştu. Gün ışıyana kadar yanağımdan süzülen yaşlar, yastığımda acı ve unutulması mümkün olmayan bir iz bırakmıştı. İşe giderken ayaklarım beni geri geri götürüyor, yol bitmesin diye sürekli dua ediyordum. Hayatımda ilk ve son kez aşık olmuştum ve bu aşkı ben kendi ellerimle yok edecektim. Mesaime yarım saat geç gittim. İçeri girer girmez Haldun, bu günün hayatındaki en mutlu gün olduğunu ispatlar gibi neşeli ve bir çocuk gibi heyecanlı yanıma geldi. Ben ise yenilgiyi çoktan kabullenmiştim. Ama sevdiğimin mutluluğu beni teselli ediyordu. Haldun, "iyi günler" dedikten sonra hemen konuya girdi; "Yeşim, senin hakkını nasıl ödeyeceğim bilmiyorum. Ama inan çok yüce bir olaya vesile oluyorsun." Elindeki telefon numarasını bana uzattı. Bu numarayı arayıp, karşı tarafa; "Haldun seni hayatını paylaşacak kadar çok seviyor. Lütfen onu kırma ve evlilik teklifini kabul et. İnan seni şimdiye kadar kimseyi sevmediği kadar çok seviyor" dememi istedi. Sonra da masama; "Bu emeğinin karşılığı değil ama" diyerek küçük bir hediye paketi bıraktı. Masamdaki iş telefonunu alıp elimdeki telefon numarasını çevirmeye başladığımda, Haldun parmaklarımdaki titremeyi görecek diye çok endişelendim. Telefon çalmaya başlamıştı. Birden masamdaki kutudan love story müziğini duydum. Telefon halen kulağımdaydı. Bir yandan da kutuyu açmaya çalışıyordum. Kutuyu açtığımda bir cep telefonu gördüm. Telefonu aldım ve açtım. Haldun bir hamle ile masamdaki iş telefonunu kulağımdan aldı. Ben ise gayri ihtiyari cep telefonunu kulağıma götürmüştüm. Haldun, şimdiye kadar duymayı her şeyden çok istediğim, bir kerecik duyduğumda ölmeyi bile kabul edeceğim o cümleleri söylemeye başladı. Ben ise göz yaşlarımı tutamadım ve boynuna sarıldım
Logged

Seni seviyorum ağır cümledir
Herkese söylenmez
Bazen yıllarca beklenir o bir çift söz için
Dili yakar dudağı yakar bedeni kavurur lime lime eder
Velasıl yürek işidir
Bi ömür pahasına ilk defa söylenir
Keşke bana günde bin defa söylemeseydin
ve sonra her bedene uygun bir hırka gibi önüne gelene giydirmeseydin. NefeS
GozyaSi
Haber Editörü
Moderatör
*

Puan: 80
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Meslek: Öğrenci-Üni.
Mesaj Sayısı: 1053


Insan Inandigi Gibi Yasar, Yasadigi Gibi Ölür

Aktiflik
Deneyim
Seviye
 Stats
« Yanıtla #4 : Mart 29, 2007, 23:35:25 ÖS »
Aşağıdaki listedeki kullanıcılar bu konu için teşekkür ediyorlar!Teşekkür Et

Özlem Dolu Bir Aşk Hikayesi!
Çok uzaklardaydı sevdiği kız. Gözleri geliyordu aklına, sonra gülümseyişi, onu çok özlemişti. Belki bir telefon kadar uzaktaydı ama arayamazdı, çünkü ailesi farkederse üzerlerdi dünya güzeli, ayyüzlü Ayşe'yi.   

   Bütün aşklar kavgayla başlar derler ya ,onların aşkı da öyle başlamıştı.Bir arkadaşının bürosunda karşılaşmışlardı ilk kez.Aslında daha önce de pek çok kez aynı ortamda bulunmuşlar ama yoğun iş temposunda birbirlerini farketmemişlerdi.O gün ikiside öfkeliydiler.Başkalarına kızmışlardı ama siyasi partiyle ilgili farklı düşünceleri savundukları için birbirlerine girmişlerdi bir anda.Bir kızdan bu denli toplumsal, siyasal konularda tepki almasına şaşırmış, onu izlemeye başlamıştı. Kız öyle öfkeyle iktidarı eleştiriyor, her kötü giden işi iktidar partisine yüklüyordu. O hararetle konuşma esnasında bir an göz göze geldiler. Kızın yüzü kıpkırmızı oluvermişti bir anda. Kelimeler düğümlendi boğazında. Adam hayranlıkla kızı seyrediyordu. Bu aşk kıvılcımına oradaki herkes şahit olmuştu neredeyse. Filmin donduğu ana yani.

Sonra nedensiz telefonlar, görüşmeler ve daha sonra hergün birbirlerini görebilme arzusuyla geçen günler. Elleri birbirine değdiğinde, gözler birbirlerini bulduğunda kalplerinin atışları dışarıdan duyulabilecekmiş gibi geliyordu onlara. Aralarındaki elektiriği herkes farkediyordu artık. Sonunda adam kıza aşkını anlattı, kız sustu, kalbi öyle hızlı atıyordu ki, konuşamıyordu. Gözlerinden bir damla yaş akabildi sadece. Masal gibi güzel, büyülü bir aşk yaşıyorlardı.

Birgün kız dedi ki, ben gitmek zorundayım. Ailem beni çağırıyor. Orada daha çok kazanabileceğim bir işim olacak ve aileme yakın olacağım. Aslında kal demesini bekliyordu. Kal benimle ya da beni de götür. Bende geleyim, çünkü sensiz yaşayamayacağım demeliydi adam. Ama demedi, diyemedi, çünkü sevdiği kadının mutluluğu önemliydi onun için, orada daha huzurlu ve mutlu olacaktı. Düğümlendi bütün sevgi sözleri boğazına, sadece seni seviyorum diyebildi. Seni seviyorum, mutlu olacaksan oraya git. Kız şaşırdı, anlamadı, anlam veremedi. Kırıldı birden bire içindeki o büyülü kalp ve o kırgınlıkla hemen karar verdi, gidiyorum dedi ve gitti.

Özlem dolu günler geçti. Yıllar geçtikçe aşkları unutulur sandılar ama unutamadılar birbirlerini Hergün aradılar birbirlerini, havadan sudan konuştular ama birbirlerinin sesini duymak için, hergün konuştular. Adam onun birgün mutlaka döneceğini düşündü hep, özlem dolu günleri aşklarını hergün biraz daha büyüttü. Birbirlerini üzme korkusuyla, aşklarına zarar gelmesin diye yaşadılar günlerini hep. İkisi de yaşamdan kopmaya, hayallerinde yaşattıkları bir aşka ömürlerini feda etmeye başladılar. Öyle büyüktü ki özlemleri, kavuşmaktan korkmaya başladılar. Ya çok değiştiysek, ya birbirimizi mutlu edemezsek düşünceleri hayatlarının tek kabusu olmaya başladı.

Onların ki özlem dolu bir aşk hikayesiydi, hiç yaşanmamış günlerin sevdasıyla birbirlerine bağlandılar.

ékliyen;[color=red]byacarajans [/color]
Logged

Seni seviyorum ağır cümledir
Herkese söylenmez
Bazen yıllarca beklenir o bir çift söz için
Dili yakar dudağı yakar bedeni kavurur lime lime eder
Velasıl yürek işidir
Bi ömür pahasına ilk defa söylenir
Keşke bana günde bin defa söylemeseydin
ve sonra her bedene uygun bir hırka gibi önüne gelene giydirmeseydin. NefeS
GozyaSi
Haber Editörü
Moderatör
*

Puan: 80
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Meslek: Öğrenci-Üni.
Mesaj Sayısı: 1053


Insan Inandigi Gibi Yasar, Yasadigi Gibi Ölür

Aktiflik
Deneyim
Seviye
 Stats
« Yanıtla #5 : Mart 29, 2007, 23:38:43 ÖS »
Aşağıdaki listedeki kullanıcılar bu konu için teşekkür ediyorlar!Teşekkür Et

Sigara

Hafif sisli bir havada ve güneşin apartmanların arasından yeni yeni güne merhaba dediği bir saatte, vapura doğru ilerleyen genç adam; jeton gişesinde, yaklaşık iki ay önce ayrıldığı kız arkadaşını görür ve titrek bir ”merhaba” ile konuşmaya başlar. Bu konuşmalar vapurda da devam eder. Adamın; “Hava o kadar da soğuk değil, dışarıda oturalım mı?” sorusuna, kızın “Olur” cevabı vermesiyle birlikte vapurun en üst katına doğru yol alırlar. Birkaç dakika havadan sudan muhabbetlerle geçtikten sonra, adam kıza bir sigara uzatır ve kendisine de bir tane alır. Daha sonra, genç adam birden lafa girer:

- Biliyorum, bu konuları daha önce hiç konuşmadık ya da konuşamadık diyeyim. Merak etme ama, “Neden ayrıldık biz” sorusunu sormayacağım. Sadece sana söylemek istediğim birkaç şey var, onları konuşmak istiyorum.

Genç kız; adama bakarak, “Evet seni dinliyorum, devam et” dedikten sonra adam, konuşmasına kaldığı yerden devam eder:

- Biliyor musun? Ayrıldıktan sonra, seni sigaraya benzetmeye başladım.

Kız, hiç tahmin etmediği, alakasız bir konuyla lafa girmesinin verdiği şaşkınlıkla, “Ne? Nasıl yani?” der. Adam, önce kıza uzattığı sigarayı ve sonra kendi sigarasını, çantasından çıkardığı çakmak ile yaktıktan sonra:

- Mesela bir tane sigara yakıyorum ve kül tablasına koyup izlemeye başlıyorum. Kül tablasına dökülen külleri gördükçe; anılarımız aklıma, her biri kül olup acılarıma dönüşüyor sonra. Arada bir elime alıyorum sigarayı ve içime çekiyorum seni. Kendimi zehirlemek için; daha çok, daha çok çekiyorum. Bazen de anıları döküyorum kül tablasına. “Sen zehiri” hoşuma gidiyor, içimi acıtıyor, vazgeçemiyorum; içime çekmeye devam ediyorum. Ağzımdan çıkan her dumanda, ayrılırken bana bıraktığın; son bakışının silueti beliriyor. Her sigaranın oldugu gibi, senin de sonun yaklaşıyor. Ve ben yavaş hareketlerle; ne zaman seni söndürmek için, elimi ürsem kül tablasına, aptalca bir umutla “Nolur yapma!!” diyeceğin zamanı bekliyorum. Ama hiçbir zaman duyamıyorum sesini. “Ve işte bitirdim seni” diyorum. Hayır hayır kendimi kandırıyorum galiba, “Seni böyle bitiremem” diyorum sonra. Ama bakıyorum kül tablasına; evet! Sen oradasın, evet! Anılar orada. Ancak, elimde hala kokun var. Yıkasam da, hiç çıkmayacak bir koku. Anlıyorum ki; bu sigarada, senin çok az bir kısmını bitirmişim. Senden bağımsız bir sen, hep içimde yaşıyormuş. Ve anlıyorum ki, sadece sönüyorsun. Seni ateşleyecek bir “Ben” bekliyorsun sabırla. O “Ben”, çok da bekletmiyor seni. Bir daha yanmaya başlıyrsun. Aniıar,acılar yine bitiyorsun. Yeniden yanıyor ve bitiyorsun. Bu hep böyle devam ediyor; sonunda alışkanlık oluyorsun.

Genç kız anlatılanları dinlerken tarif edilmeyecek bir duygu yoğunluğu içindeydi. Bir yandan, birisinin bu kadar acı çekmesine üzüntü duyarken; diğer yandan da, kendisinin hala unutulmamış olmasından, haz alıyordu. Aslında kendisi de unutamamıştı genç adamı. Kendi isteğiyle ayrılmıştı ama; sevmediği ya da artık bir şeyler hissetmediği için değil, en yakın kız arkadaşının da, o insana karşı bir takım duygular beslediği için gerçekleşmişti bu ayrılık. Bunu; ne erkek arkadaşı, ne de en yakın arkadaşı biliyordu. Erkek arkadaşına, “Bu ilişkide bir şeyler eksik, ben daha fazla sürdüremeyeceğim, ayrılmalıyız.” diye bir mesaj atarken; kıza, “İlgisiz bir sevgili olmaya başlamıştı günler geçtikçe; çok bunalmıştım. Ve bir gün onu, başka biriyle sarmaş dolaş gördüm. Bu yüzden ayrıldım.” demişti. Böylece, hem erkek arkadaşından, kendine göre, makul bir sebeple ayrılmış; hem de arkadaşına, erkek arkadaşını kötüleyerek, ondan soğumasını sağlamıştı. Kendisinin çok acı çekeceğini bile bile, arkadaşını kaybetmemek için, böyle bir yalanlar zincirine başvurmuştu. Artık hayatını, bu yalanlara göre düzenlemeliydi. Bu yüzden; bu karşılaşmalarında duygularını bir tarafa bırakıp, mantığı ile karar vermek zorundaydı. Geri dönüşü yoktu ve kız da bunun farkındaydı. Bütün ayrıntıları, olası bir karşılaşma için düşünmüştü daha önceden. Adamın anlattıklarını dikkatlice dinliyor ve sözünü bitirmesini bekliyordu. Ve adamla göz göze gelip, “Bitti, bu kadardı!” dermişçesine bakmasından sonra, kız konuşmaya başladı:

- Açıkçası bu söylediklerin, hiç beklemediğim şeylerdi. Benim, bu açıklamalarına bir yorum yapmamı bekleme. Çünkü bunlar senin kendi düşüncelerin. Her biten ilişkiden sonra, yaşanabilecek duygulardan bu anlattıkların. Şunu söyleyebilirim ama yaşadığımız ilişkide, elimden gelen fedakarlığı gösterdiğime inanıyorum. Seni hiçbir zaman suçlu görmedim, her şey benden kaynaklıyordu. Sonuç olarak, bir şekilde bu ilişki yürümedi ve bitti. Bu kadar basit.

- Bu kadar mı yani?

- Evet...

Genç adam şok olmuştu. Belki, daha ılımlı bir yaklaşım bekliyordu kızdan. Ancak, kesin ve kararlı konuşmuştu kız. Hiçbir umudun kalmadığına, kendini inandırmaya çalışıyordu. Vapur yanaşmıştı iskeleye. Tek bir kelime bile konuşmadan vapurdan indiler. İskelenin sonunda; genç kız, adama sarılarak “Hoşçakal” dedi. Ancak adam, ayrılırken ne sarılmıştı kıza, ne de bir kelime çıkmıştı ağzından. Bir heykel gibi duruyordu kızın karşısında. Kız da, bir tepki gelmeyince; hızla uzaklaşmayı tercih etti. Arkalarına bile bakmadan ayrıldılar.

Kız, işyerine ulaştı. Yerine oturduktan hemen sonra, cep telefonuna bir mesaj geldi. Mesaj, eski sevgilisindendi ve şöyle yazıyordu:

“Hep bu karşılaşmayı ve sana sigara hikayesini anlatacağım günü beklemiştim. Ve o gün, gözlerimin içine bakıp; söyleyeceklerine göre, hayatıma bir yön çizecegime...”

Genç kız, bu mesajdan hiçbir anlam çıkaramamıştı. Bu mesajı düşünürken; bir mesaj daha geldi:

“... kendi kendime söz vermiştim. Bugün duyduklarım; beni hayal kırıklğına uğrattı ve ben kararımı verdim:”


“Sigarayı bıraktım...”
Logged

Seni seviyorum ağır cümledir
Herkese söylenmez
Bazen yıllarca beklenir o bir çift söz için
Dili yakar dudağı yakar bedeni kavurur lime lime eder
Velasıl yürek işidir
Bi ömür pahasına ilk defa söylenir
Keşke bana günde bin defa söylemeseydin
ve sonra her bedene uygun bir hırka gibi önüne gelene giydirmeseydin. NefeS
GozyaSi
Haber Editörü
Moderatör
*

Puan: 80
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Meslek: Öğrenci-Üni.
Mesaj Sayısı: 1053


Insan Inandigi Gibi Yasar, Yasadigi Gibi Ölür

Aktiflik
Deneyim
Seviye
 Stats
« Yanıtla #6 : Mart 29, 2007, 23:39:58 ÖS »
Aşağıdaki listedeki kullanıcılar bu konu için teşekkür ediyorlar!Teşekkür Et

Yaşanmış Bir Aşk Hikayesi

Bu yazı gerçek bir aşk hikayesini anlatmaktadır ve yazıların hepsi aşık delikanlının günlüğünden alınmıştır.

10. sınıf

İngilizce dersinde yanımda bir kız oturuyordu onun için 'benim en iyi arkadaşım' diyordum... ama ben onun ipek gibi saçlarına bakıp onun benim olmasını istiyordum... Ama o bana benim ona baktığım gözle bakmıyordu bunu biliyordum, dersten sonra kalktı ve geçen gün sınıfta olmadığı için o günün notlarını istedi ona notları verirken bana teşekkür etti ve yanağımdan öptü. Onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum...

11. sınıf

Telefonum çaldı, arayan oydu ve ağlıyordu bana aşkın nasıl kalbini kırdığını anlattı, beni evine çağırdı, yalnız kalmak istemediğini söyledi, bende tabiki gittim, koltuğa, onun yanına oturdum, güzel gözlerine bakmaya başladım ve onun benim olmasını diledim, 2 saat sonra Drew Barrymore'un bir filmi başladı ve onu izledik filmi izledikten sonra uyumaya karar verdi, bana her şey için teşekkür etti ve yanağımdan öptü. Onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum...

Son sınıf

Mezuniyet balosundan bir gün önce yanıma geldi ve "çıktığım çocuk hasta ve partiye gelemeyecek" dedi, benimde çıktığım biri yoktu ve 7. sınıfta birbirimize söz vermiştik eğer çıktığımız biri olmazsa partilere birlikte gidecektik, "en iyi arkadaş" olarak. Ve partiye birlikte gittik, o akşam çok güzeldi, her şey yolunda gitti, partiden sonra onu evine kapısının önüne kadar bıraktım, kapının önünde ona baktım o da bana o güzel gözleriyle gülümseyerek baktı. Onun benim olmasını istiyordum... Ama o bana benim ona baktığım gözle bakmıyordu bunu biliyordum, bana "hayatımın en güzel zamanını geçirdiğini" söyledi ve yanağımdan öptü. Onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum...

Günler, haftalar, aylar geçti ve mezuniyet günü geldi çattı...

Sürekli onu izledim onun mükemmel vücudunu seyrettim. Diplomasini almak için sahneye çıkarken sanki havada süzülen bir melek gibiydi. Onun benim olmasını istiyordum... Ama o bana benim ona baktığım gözle bakmıyordu bunu biliyordum. Herkes evine gitmeden önce yanıma geldi ve ağlayarak bana sarıldı sonra başını omzuma koydu ve "sen benim en iyi arkadaşımsın, teşekkürler" deyip yanağımdan öptü. Onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum...

Aradan yıllar geçti...

Bir kilisedeyim ve o kızın nikahını izliyorum... evet artık evleniyordu, onun "evet, kabul ediyorum" demesini, yeni hayatına girmesini izledim, başka bir adamla evli olarak. Onun benim olmasını istiyordum... Ama o bana benim ona baktığım gözle bakmıyordu bunu biliyordum. Yeni hayatına girmeden önce yanıma geldi ve "nikahıma geldin teşekkürler" deyip yanağımdan öptü. Onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum...

Yıllar çok çabuk geçti...

Şu an benim bir zamanlar en iyi arkadaşım olan kızın tabutuna bakıyorum, eşyaları toplanırken lise yıllarında yazdığı günlüğü ortaya çıktı... Hemen günlüğünü aldım ve günlükte okuduğum satırlar şöyleydi...

"Onun gözlerine bakarak onun benim olmasını diledim... Ama o bana benim ona baktığım gözle bakmıyordu bunu biliyordum. Onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum... Keşke bana beni bir kez sevdiğini söyleseydi..."
Logged

Seni seviyorum ağır cümledir
Herkese söylenmez
Bazen yıllarca beklenir o bir çift söz için
Dili yakar dudağı yakar bedeni kavurur lime lime eder
Velasıl yürek işidir
Bi ömür pahasına ilk defa söylenir
Keşke bana günde bin defa söylemeseydin
ve sonra her bedene uygun bir hırka gibi önüne gelene giydirmeseydin. NefeS
GozyaSi
Haber Editörü
Moderatör
*

Puan: 80
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Meslek: Öğrenci-Üni.
Mesaj Sayısı: 1053


Insan Inandigi Gibi Yasar, Yasadigi Gibi Ölür

Aktiflik
Deneyim
Seviye
 Stats
« Yanıtla #7 : Mart 29, 2007, 23:41:42 ÖS »
Aşağıdaki listedeki kullanıcılar bu konu için teşekkür ediyorlar!Teşekkür Et

Kim Fakir?
Günlerden bir gün, zengin bir baba ailesini, özellikle de oğlunu köye götürdü. Bu yolculuğun tek amacı vardı, insanların ne kadar fakir olabileceklerini oğluna göstermek. Çok fakir bir ailenin çiftliğinde birkaç gün geçirdiler. Yolculuktan döndüklerinde baba oğluna sor 
 
du:

- İnsanların ne kadar fakir olabildiklerini gördün mü ?

- Evet!

- Ne öğrendin peki?

Oğlu cevap verdi:

- Şunu gördüm; bizim evde bir köpeğimiz var, onlarınsa dört. Bizim bahçenin ortasına kadar uzanan bir havuzumuz var, onlarınsa sonu olmayan bir dereleri. Bizim bahçemizde ithal lambalar var, onlarınsa yıldızları. Bizim görüş alanımız ön avluya kadar, onlarsa bütün bir ufku görüyorlar.

Oğlu sözünü bitirdiğinde babası söyleyecek bir şey bulamadı. Oğlu ekledi.

- Teşekkürler baba, ne kadar fakir olduğumuzu gösterdiğin için!
Logged

Seni seviyorum ağır cümledir
Herkese söylenmez
Bazen yıllarca beklenir o bir çift söz için
Dili yakar dudağı yakar bedeni kavurur lime lime eder
Velasıl yürek işidir
Bi ömür pahasına ilk defa söylenir
Keşke bana günde bin defa söylemeseydin
ve sonra her bedene uygun bir hırka gibi önüne gelene giydirmeseydin. NefeS
GozyaSi
Haber Editörü
Moderatör
*

Puan: 80
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Meslek: Öğrenci-Üni.
Mesaj Sayısı: 1053


Insan Inandigi Gibi Yasar, Yasadigi Gibi Ölür

Aktiflik
Deneyim
Seviye
 Stats
« Yanıtla #8 : Mart 29, 2007, 23:47:13 ÖS »
Aşağıdaki listedeki kullanıcılar bu konu için teşekkür ediyorlar!Teşekkür Et

>> KüÇüĞüm <<
Aynı sokakta oturuyorduk, adı esrarengiz
Herkes onun hakkında farklı şeyler söylerdi
Hepsi nedensiz, hepsi sebepsiz
Kirli sakalları vardı, kahverengi gözlüğü, kumraldı
Ben nefret ederdim ama mahallenin bütün kızları ona hayrandı

Bir gün onunla yolda karşılaştık, çok güzel bir yüzü vardı
O an kalbimi söküp atasım geldi, çünkü deli gönlüm o an onun aşkıyla alevlendi
Artık uyumak yerine sürekli onun evini izliyordum
Onunla karşılaşabilmek için akşam saatlerce kapılarda duruyordum

Bir akşam onu yolda gördüm, bi dakika bakarmısın dedim
Acelem var küçüğüm dedi. Sanki bana aramızdaki yaş farkını hatırlattı
Eve gidip ağladım.
Ertesi gün eve girdiğini gördüm
Hemen gittim ve kapıyı çaldım

Açtı, ne var küçüğüm dedi
Adımı bile söyleyemedim, sadece seni seviyorum dedim
Gülümsedi cevap bile vermedi, evet dedim
Ne evet dedi, konuşmadım ve koşarak dışarı çıktım
Daha sonrada bir ay boyunca evden çıkmadım
Bir gün arkadaşlarla evde otururken, mahalleye sirenler içinde bir ambulans geldi

O günü hiç unutmam, ambulanstan alel acele inenler hızla onun evine girdi
Bütün mahalle aşağı indik ve seyre daldık
Bir kaç dakika sonra onu sedyeyle dışarı çıkardılar
Önümden geçerken ben de seni küçüğüm dedi ve gözleini yumdu.

Donup kaldım çünkü herkes bana bakıyordu
Eve doğru koşmaya başladım, göz yaşlarım durmadan akıyordu
Eve vardım, annemler ondan bahsediyordu.

Ailesi yokmus, kendi gayretiyle bu yaşa gelmis, okumuş
Sevdiği bir kız varmış, ailesi vermeyince kız kaçmış
Ama kaçtığı gün ölmüş
Bir süre sonra yine sevmiş, ama ne yazık o da ölmüş
Kimi sevdiyse ölüm ayırmış, sanki onun sevgisi azrailin ölüm fermanıymış
Bazan hiç nedensiz, durup dururken ağlıyormuş
Uyurken baş ucunda bir kağıt, bir kalem, birde fotoğraf duruyormuş
Bir an önce ölebilmek için sanki dua ediyormuş
İntihar edip hastaneyi aramış
Polisler evinin duvarında küçüğüm yazısını bulmuşlar
Küçüğüm sende ölme, küçüğüm sende ölme yazıyormuş ...
Logged

Seni seviyorum ağır cümledir
Herkese söylenmez
Bazen yıllarca beklenir o bir çift söz için
Dili yakar dudağı yakar bedeni kavurur lime lime eder
Velasıl yürek işidir
Bi ömür pahasına ilk defa söylenir
Keşke bana günde bin defa söylemeseydin
ve sonra her bedene uygun bir hırka gibi önüne gelene giydirmeseydin. NefeS
GozyaSi
Haber Editörü
Moderatör
*

Puan: 80
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Meslek: Öğrenci-Üni.
Mesaj Sayısı: 1053


Insan Inandigi Gibi Yasar, Yasadigi Gibi Ölür

Aktiflik
Deneyim
Seviye
 Stats
« Yanıtla #9 : Mart 29, 2007, 23:49:19 ÖS »
Aşağıdaki listedeki kullanıcılar bu konu için teşekkür ediyorlar!Teşekkür Et

SEVGİ BUDUR !

Kiss Yasli bir bey, sabah erken evinden çikmis, yolda ilerlerken, bir
bisikletlinin kendisine çarpmasi ile yere yuvarlanmis ve hafif yaralanmis.
Sokaktan geçenler yasli beyi hemen en yakin saglik birimine ulastirmislar.
Hemsireler, adamcagizin yarasina pansuman yapmislar, ama 'biraz Beklemesini
ve röntgen çekerek her hangi bir kirik veya çatlak olup olmadigini
inceleyeceklerini' söylemisler. Yasli bey huzursuzlanmis, 'acelesi oldugunu
istemedigini' söylemis.
Hemsireler merakla acelesinin sebebini sormus.
Adamcagiz da 'karim huzur evinde kaliyor her sabah onunla kahvalti etmeye
giderim, geç kalmak istemiyorum' demis.
'Karinizin, siz gecikince merak edecegini düsünüyorsunuz herhalde' Demis
hemsire.
Adam üzgün bir ifade ile 'ne yazik ki karim Alzheimer hastasi ve benim kim
oldugumu bilmiyor' demis.
Hemsirele r hayretle 'madem sizin kim oldugunuzu bilmiyor neden hergün onunla
kahvalti yapmak için kosusturuyorsunuz' demisler.
Adam buruk bir sesle 'ama ben onun kim oldugunu biliyorum' demis.
 
" Kiminle evleneceğin kararının hayatta verilen en önemli karar olduğunu öğrendim... "

    ***ALINTIDIR***

ekliyen:Amisos
Logged

Seni seviyorum ağır cümledir
Herkese söylenmez
Bazen yıllarca beklenir o bir çift söz için
Dili yakar dudağı yakar bedeni kavurur lime lime eder
Velasıl yürek işidir
Bi ömür pahasına ilk defa söylenir
Keşke bana günde bin defa söylemeseydin
ve sonra her bedene uygun bir hırka gibi önüne gelene giydirmeseydin. NefeS
GozyaSi
Haber Editörü
Moderatör
*

Puan: 80
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Meslek: Öğrenci-Üni.
Mesaj Sayısı: 1053


Insan Inandigi Gibi Yasar, Yasadigi Gibi Ölür

Aktiflik
Deneyim
Seviye
 Stats
« Yanıtla #10 : Mart 29, 2007, 23:50:33 ÖS »
Aşağıdaki listedeki kullanıcılar bu konu için teşekkür ediyorlar!Teşekkür Et

Cennet
Gerçek bir dostluğun olağanüstü bir hikayesi...
Adam ve hayattaki tek arkadaşı olan köpeği bir kazada birlikte ölmüşlerdi.. Gökyüzüne çıktıktan sonra bembeyaz bulutların arasında dolaşmaya başladılar.. Adam cok susamıştı.. Biraz su bulabilmek ümidiyle yürümeye devam ederken, birden kendilerini muhteşem bir manzaranın karşısında buldular.. Rengarenk çiçeklerle süslü bir bahçe, altından yapılmış bir bahçe kapısı, ve onları karşılayan beyazlar içinde bir kadın.. Adam köpeğiyle birlikte kadına yaklaştı ve sordu:
"Afedersiniz... burası neresi?"
Kadın ona gülümsedi: "Burasi Cennet, efendim"
Adam bunun üzerine sevinçle "Harika...!!!" dedi "Peki bana biraz su verebilir misiniz, gerçekten cok susadım"...
Kadın cevap verdi: "Tabii efendim, içeri girin... içerde dilediğiniz kadar su bulabilirsiniz..."
Böylece adam köpeğine döndü, "Hadi oğlum içeri giriyoruz" diyerek kapıya yürüdü; ama kadın onu birden durdurdu:
"Üzgünüm efendim, köpeğiniz sizinle gelemez... hayvanları içeri almıyoruz..."
Bunun üzerine adam bir an durdu.. düşündü.. ve geri dönüp köpeğiyle birlikte geldikleri yolun tam ters yönünde yürümeye koyuldular.... Bir süre geçtikten sonra kendilerini bu kez tozlu çamurlu bir yolda buldular, ve yolun sonunda karşılarına çiftlik girişini andıran bir kapıyla yırtık pırtık elbiseli bir dede çıktı... Adam sordu:
"Afedersiniz.... bana biraz su verebilir misiniz?"
Dede "İçeri gel" dedi.. "Kapıdan girdikten sonra sağ tarafta bir ceşme var..."
Adam sordu: "Peki arkadaşım da benimle gelip ordan içebilir mi?"
Dede " Tabii..."dedi.. "Çeşmenin yanında köpeğinin de su içebileceği bir kase bulacaksın..."
Bunun üzerine adam kapıdan girdi... Biraz yürüdükten sonra sağ tarafta çeşmeyi buldu.. Adam ceşmeden köpek de oracıktaki kaseden doya doya içerek susuzluklarını giderdiler... Derken adam geri giderek girişte bekleyen dedeye sordu:
"Su için çok teşekkür ederim... peki burası neresi..?"
Dede "Burası cennet"dedi.. bunu duyan adam şaşırdı:
"Ama nasıl olur..? Az önce burası gibi kırık dökük olmayan muhteşem bir yere gittik ve orasının da Cennet olduğunu söylediler..."
Dede "Şu rengarenk çiçeklerle süslü altın kapılı yer mi?"dedi... "ama orası Cehennem.."
Adam iyice şaşırmıştı: "Peki ama orası sizin adınızı kullanarak insanları kandırıyor diye hiç kızmıyor musunuz..??"
Dede gülümsedi: "Kızmıyoruz... Çünkü onlar kendi çıkarı için en iyi arkadaşını yarı yolda bırakanları Cennet'ten uzak tutuyorlar...."

ekliyen: Amisos
Logged

Seni seviyorum ağır cümledir
Herkese söylenmez
Bazen yıllarca beklenir o bir çift söz için
Dili yakar dudağı yakar bedeni kavurur lime lime eder
Velasıl yürek işidir
Bi ömür pahasına ilk defa söylenir
Keşke bana günde bin defa söylemeseydin
ve sonra her bedene uygun bir hırka gibi önüne gelene giydirmeseydin. NefeS
GozyaSi
Haber Editörü
Moderatör
*

Puan: 80
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Meslek: Öğrenci-Üni.
Mesaj Sayısı: 1053


Insan Inandigi Gibi Yasar, Yasadigi Gibi Ölür

Aktiflik
Deneyim
Seviye
 Stats
« Yanıtla #11 : Mart 29, 2007, 23:52:52 ÖS »
Aşağıdaki listedeki kullanıcılar bu konu için teşekkür ediyorlar!Teşekkür Et

NİYE BEN

Brenda yamaç tırmanışı yapmak isteyen genç bir kadındı. Bir gün
cesaretini toplayarak bir grup tırmanışına katıldı. Tırmanacakları
yere vardıklarında, neredeyse duvar gibi dik, büyük ve kayalık bir
yamaç çıktı karsılarına. Tüm korkularına rağmen, Brenda azimliydi.
Emniyet kemerini taktı, ipi yakaladı ve kayanın dik yüzüne
tırmanmaya başladı. Bir süre tırmandıktan sonra, nefeslenebileceği
bir oyuk buldu...

Orada asılı dururken, gruptan yukarıda ipi tutan kişi dalgınlığa
düşerek ipi gevşetiverdi. Aniden boşalan ip, hızla Brenda'nın gözüne
çarparak lensinin düşmesine neden oldu. Lens çok küçüktü ve
bulunması neredeyse imkansızdı. Lens yamacın ortasında bir yerlerde
kalmıştı ve Brenda artık bulanık görüyordu.

Ümitsizlik içinde Brenda, lensini bulması için Allah'a dua
edebilirdi yalnızca... Ve içten içe düşünüp dua etmeye başladı.
"Allah'ım! Sen bu anda buradaki tüm dağları görürsün. Bu dağlar
üzerindeki her bir taşı ve yaprağı bildiğin gibi, benim lensimin
yerini de biliyorsun. Onu bulmama yardım et."

Patikalardan yürüyerek aşağı indiler. Aşağı indiklerinde, tırmanmak 
üzere oraya doğru gelen yeni bir grup gördüler. İçlerinden biri
"Aranızda lens kaybeden var mı?" diye bağırdı.

Brenda'nın sonradan öğrendiğine göre, lensi bir karınca taşıyordu ve
karınca yürüdükçe yavaşça kayanın üzerinde hareket edip parlayan
lens kızların dikkatini çekmişti. Eve döndüklerinde Brenda lensini
nasıl bulduklarını babasına anlattı. Bir karikatürcü olan babası da
ağzıyla lens taşıyan bir karınca resmi çizerek, karıncanın
üzerindeki baloncuğa şunları yazdı:

"Allah'ım! Bu nesneyi neden taşıdığımı bilemiyorum. Bunu yiyemem ve
neredeyse taşıyamayacağım kadar ağır. Ama istediğin sadece bunu
taşımamsa, senin için taşıyacağım..."

"BU YÜKÜ NİYE TAŞIYORUM" demeyin

ekliyen: Amisos
Logged

Seni seviyorum ağır cümledir
Herkese söylenmez
Bazen yıllarca beklenir o bir çift söz için
Dili yakar dudağı yakar bedeni kavurur lime lime eder
Velasıl yürek işidir
Bi ömür pahasına ilk defa söylenir
Keşke bana günde bin defa söylemeseydin
ve sonra her bedene uygun bir hırka gibi önüne gelene giydirmeseydin. NefeS
esosh