Gönderen Konu: Öfkeyle büyüyen çocuklar yalnızdırlar  (Okunma sayısı 1573 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Amisos

  • İleti: 127
  • Puan: 2
  • Cinsiyet: Bay
Öfkeyle büyüyen çocuklar yalnızdırlar
« : Şubat 16, 2007, 02:10:49 ÖÖ »
"Onlar bizi döverlerdi.

Saçları sıfıra vurulurdu. Burunları, kaşları hep taze, pembe bir iz ya
da  kabuğu üzerinde yaralarla dolu olurdu. Bakımsızlıktan kokarlardı.

Biz, hiçbirimiz istemezdik onlarla aynı sıraya oturmayı.

Çünkü onlar 'yurttan gelen yuva çocuklarıydılar'.

Onlar bizi döverlerdi.

Beslenme çantalarımızı açar, paltolarımızın cebindeki paraları alırlardı.

'Kötü', 'pis' ve 'arsız' çocuklardı onlar.
Bize 'eziyet' eder; söz dinlemez, sürekli sınıfta kalırlardı.
Tembeldiler,  başarısızdılar, haylazdılar...

Bizi döverlerdi.

Teneffüslerde aldığmız bir top kaymaklı dondurmayı ya da simiti
koşarak  gelip elimizden kapar bir hamlede yiyip bitirirlerdi. İtiraz
edemezdik.

Çünkü bizi döverlerdi."


***

İşte buydu ben yedi yaşındayken benim gözümdeki gerçek. Yurt çocukları
böyleydi. Bizden farklıydı onlar. Sevilmeyen çocuğun neler yaptığını,
yapabileceğini bugün gören gözlerim daha o kadarcıkken dövülen çocuğun
neler yapabileceğini biliyordu.

Muammer büyüktü bizden.

Bizse ilkokul birinci sınıfın civcivleriydik.

Beslenme çantamdaki haşlanmış yumurtayı lop diye bir seferde atardı
ağzına  Muammer. Kalemlerimi alır, atkımı boynuma takar, defterime
tükürürdü.  Saçlarımın ölüklerini birbirine bağlar ve evden getirdiğim
hiçbir şeyi  yememe izin vermezdi.

O da bir yuva çocuğuydu.

Ağlayarak evde şikâyet ediyordum Muammer'i.

Bir gün annem ve babam okula geldiler.

Muammer "aslında" benden ne istiyordu?


***

Muammer'in, yarık izleriyle dolu kafasını ve küçük kara gözlerini
gören  annem ve babam o gün onunla ne konuştular bilmiyorum ama o günden
sonra ben  her gün beslenme çantamda Muammer için haşlanmış bir yumurta,
peynir, ekmek  ve salatalık taşımaya başladım. Yumurtanın biri Muammer'e
bir banaydı.  Muammer beni bir daha dövmedi.

Bir akşam üzeri annem pazardan dönerken beklediği duvar dibinden
annemin  karşısına fırlayıp eve kadar torba taşıyan Muammer anneme anne
demeye  başladı.

Muammer aslında benden benim hep üzerimde taşıdığım o sıcak aidiyet
huzurunu, sevgiyi, okşanarak büyümenin gücünü istiyordu.


***

Göz görmeyince gönül katlanır derler.

Doğrudur.

Eğer hiç Sinop'ta, Denizli'de, İstanbul'da, yaşadığınız şehirde ya da
bir  çocuk yuvası ziyaret etmediyseniz bilemezsiniz.

Gitmek de bir zehir acısıdır orada kalmak da.

Ziyaretden sonra çürük içinde kalır insanın kolları.

Hırçın olur yuvalarda büyümeye çalışan o güzelim çocuklar. Acıtırlar
insanın canını. Dövülmekten acıyan kalpleriyle, sev beni diye yalvaran
gözleri ve dilleri acıtır her tarafınızı.
Lime lime olur ciğeriniz.


***

Bugün onların dayak yediklerini televizyondan izleyip ayağa kalkanlar
bir  kez olsun o çocukların kapılarından içeri girmemiştir öte yandan.

Bu yazının başındaki "yedi yaşındaki çocuğun" yorumuyla bakarlar
olaylara.

Mesela sokak çocuklarının barınağı şehir dışında olsun isterler. Yuva
çocuklan kendi çocuklarının okuduğu okula girmesin isterler.

Öfkeli, sevilmemiş yuva çocukları kendi huzurlu hayatlarının dışında
olsun  isterler.

Kendi çocukları bu "sevgisizlikten, şiddetten" etkilenmesin isterler.

Çünkü onlar bir tek kendi kapılarının önünü süpürür, en iyi domatesi
kendi  çocuğu yesin isterler.


***

Bu yüzden, göz gördükçe ağlayan yürekler içinde...

O çocuklar dayak yerler.
O çocuklar dayak atarlar.

İclal AYDIN
Konuyu Paylaş:
  delicious  facebook  twitter  google
Yağmurlardan sonra büyürmüş başak
Meyvalar sabırla olgunlaşırmış
Bir gün gözlerimin ta içine bak
Anlarsın ölüler niçin yaşarmış
                           Sezai KARAKOÇ

Çevrimdışı burajan

  • Web Programcısı
  • Administrator
  • *
  • İleti: 5051
  • Puan: 334
  • Cinsiyet: Bay
  • Web Programcısı
    • Burak ŞİMŞEK - Kişisel İnternet Sitesi
Ynt: Öfkeyle büyüyen çocuklar yalnızdırlar
« Yanıtla #1 : Şubat 16, 2007, 09:28:54 ÖÖ »
İclal AYDIN güzel bir yazı yazmış. Bizimle paylaştığın içinde teşekkürler Amisos. Bende küçük bir yorum yapayım. Ben yuvalara hiç gitmedim görmedim. Ve televizyonlarda herhangi bu durumla ilgili olay olduğunda içimde cız eden hep birşeyler var. Gitmedim görmedim diyorum ama biliyorum o ortamı. Ve bildikten sonra onları daha iyi anlamaya başladım diyebilirim.
Kişisel İnternet Sitem => buraksimsek.com.tr - http://www.buraksimsek.com.tr

Lütfen özel mesaj ile destek istemeyiniz. Önce forumda arama yapınız daha sonra forumda ilgili bölüme konu açınız.

Çevrimdışı Amisos

  • İleti: 127
  • Puan: 2
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: Öfkeyle büyüyen çocuklar yalnızdırlar
« Yanıtla #2 : Şubat 16, 2007, 22:52:51 ÖS »
Benim de öğrencilerim vardı yurttan gelen. diğer öğrenciler gerçekten farklı gözle bakıyorlar maalesef. Yurttan gelen öğrencilerim de aynen yazıda anlatıldığı gibi biraz haylazdılar. Ama onlarla başbaşa konuştuğum zaman durum çok farklı oluyorlardı. Şimdi başka okuldalar...
Yağmurlardan sonra büyürmüş başak
Meyvalar sabırla olgunlaşırmış
Bir gün gözlerimin ta içine bak
Anlarsın ölüler niçin yaşarmış
                           Sezai KARAKOÇ

Seo4Smf Tagleri:
 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
849 Gösterim
Son İleti Nisan 01, 2009, 15:33:29 ÖS
Gönderen: gbal
0 Yanıt
460 Gösterim
Son İleti Nisan 18, 2010, 20:45:37 ÖS
Gönderen: burajan
0 Yanıt
223 Gösterim
Son İleti Ocak 02, 2011, 22:54:47 ÖS
Gönderen: nullsix
0 Yanıt
264 Gösterim
Son İleti Şubat 23, 2011, 12:17:12 ÖS
Gönderen: garipwm