ALINTIDIR.....RAHMETLI AHMET TANER KISLALININ ORHAN PAMUK HAKKINDA
1999 YILINDA KALEME ALDIGI YAZI'dan ...
BALO MASKESIZ OLSUN!
Kimileri "ortaoyunu"nu maskeli balo ile karistiriyor.
Ortaoyunu güldür güldür, bu güldürmüyor...
Maskeli balonun bir gizemi vardir, bu ise sadece çirkinlikleri gizliyor.
Kimileri maskelerin ardindaki gerçegi bilmiyor.
Kimileri ise bildigi halde susuyor.
Ya çikar geregi... Ya da korkudan!
Balo maskesiz olmali ki, kimin kiminle dans ettigi bilinsin...
Maskeler inmeli ki, o maskelerin ardindaki
suratlari begenmeyenler, aldatilmaktan kurtulsun!
* * *
Önce, bir romancimizin son kitabinin 50 bin adet basildigi yazildi.
Arkasindan kisa sürede 100 binlik bir satisin gerçeklestigi açiklandi.
Derken, çiktigi günden beri ikinci cumhuriyetçi çizgisini korumaya özen gösteren Aktüel dergisi, romanciyi Türkiye'nin "bir numarali aydini" ilan etti.
Bu romancimizin adi Orhan Pamuk'tu!
Ben bu "Büyük" (!) yazarimizin bir romanini okumayi denemistim. Basladigim seyi bitirme konusundaki tüm inatçiligima karsin, bitirememistim.
Ama "Kara Kitap" basinda öylesine övüldü ki, ikinci bir deneye girismekten kendimi alamadim. Ve o çabamda da, daha yariya gelmeden havlu atmak durumunda kaldim.
Tahsin Yücel ve Emin Özdemir gibi, çok saydigim isimlerin bu yazarla ilgili oldukça agir elestirilerini animsadim. Ama begenenlerin de "begenme hakki"na saygi duydum.
Ta ki... Bir okurum "Kara Kitap"ta gizlenmis bir bölüme dikkatimi
çekinceye kadar..."Çocuklugunda kiz kardesi ile tarlada karga kovalayan sapik bir padisah" gibi bir anlatim vardi bu bölümde!
* * *
Prof. Çetin Yetkin yönetiminde, "Müdafaa-i Hukuk" adli çok degerli aylik bir dergi çikiyor. Ilginç bir rastlanti olarak, derginin Aralik 1998 sayisinda, Prof. Fahir Iz'in bir incelemesi yayimlandi:"O. Pamuk'taki Atatürk Anlayisi..."
Meger benim artik okumayi denemedigim kitaplarinda daha neler varmis! Iste birkaç örnek:
" Sonra kasaba alanina dolanir. Atatürk heykellerine siçan güvercinleri ayiplar..."
"Atatürk kendini içkiye vermis meyhane kalabaligina,
cumhuriyeti emanet etmis olmanin güveniyle gülümsüyordu..."
"Atatürk'ün leblebi zevkinin ülkemiz için ne büyük felaket oldugunu..."
"Sonra bir cumhuriyet, Atatürk, damga pulu havasina girdigimizi hatirliyoruz..."
Sayin Iz, 275 sayfalik bir kitapta, tam sekiz yerde ve " hiç gerekmedigi halde " Atatürk'e satasildigini saptamis. Söyle diyor:"Bunlar kitaptan çikarilsa hiçbir sey degismez.
Yalniz yazarin kimi ruhsal gereksinimleri tatmin edilmemis olur!" Kim bilir, belki de Orhan Pamuk'un " en birinci aydin" ilan edilmesinde, bu incelemenin de büyük katkisi olmustur!
* * *
Ben, inandiklarini açikça savunanlara hep saygi duymusumdur...
O düsüncelere karsi olsam bile!
Ama o yürekliligi gösteremeyip de bunu sinsice yapmaya çalisanlara... oraya buraya "bityenigi" sokusturanlara... hep tiksinerek bakmisimdir.Bunu hep zayif bir kisiligin, zavalli bir ruh halinin yansimasi olarak görmüsümdür.
Oyun maskesiz oynanmalidir!
Çirkinlikleri gizleyen maskelerin indirilmesini de tüm " gerçek aydinlar" görev saymalidir!
Ve de Pamuk adli yazari, isteyen okumali, isteyen sevmelidir... Ama ne oldugunu, kim oldugunu bilerek!..
Maskenin arkasindaki
gerçek yüzü görerek!...
A. Taner KISLALI
Cumhuriyet, 27 Ocak 1999