Gönderen Konu: Oyun İncelemeleri  (Okunma sayısı 7125 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı arif96

  • İleti: 126
  • Puan: 17
  • Cinsiyet: Bay
  • Her şeyi bilmek değil bilmediğini öğrenmek gerekir
    • BİLGİ PAYLAŞIM NOKTASI
-Oyun İncelemeleri
« Yanıtla #20 : Kasım 21, 2008, 21:16:08 ÖS »
Yaşamak istiyorsan öldürmek zorundasın.” kavramıyla bizi karşı karşıya bırakan çoğu zamanda gerçek ve sanal dünyada sık sık gidip gelmemizi sağlayan bu ateşli serinin dördüncü ayağıyla birlikteyiz. Aslında sorulması gereken soru şu.
”Acaba gerçekten bir oyun mu?" Bu sorunun cevabı için beş karakterli bir kelime yeterli.”HAYIR”..

  CALL OF DUTY 5 ÇIKMIŞ BİLMEYENLERE DUYRULUR                                          

                                                   CALL OF DUTY 4
Çünkü Call of Duty serisinin bütün oyunlarında olduğu gibi saklandığınız yerin herhangi bir yerinden vücüdunuzun herhangi bir uzvunu yada meraklı bakışlarınızı barındıran kafanızı çıkartmak bu seride de pek de akıllı bir davranış olmuyor. Activision firması serinin bu dördüncü ayağında da son derece gerçeğe yakın bir iş çıkartmış. Hatta çoğu zaman sanal dünya ile gerçeklik arasında gidip geldiğimizde oluyor. Bununda en büyük sebebi olarak üretici firmanın kullanmış olduğu oyun motoru ;  serininin bu dördüncü oyununda çıtayı biraz daha yükseltmesinden kaynaklandığını söyleyebiliriz.
Gerek oyun tarzı olsun gerekse insanın üzerinde bıraktığı etkiler olsun o anda bir askerin yaşadığı psikolojiyi tamamen bize yaşatan bir seri ile karşı karşıyayız.. İlk serilerde Omaha plajından tutun rusyanın dondurucu soğuna kadar her türlü ortamda yaşam kalım savaşı verdiğimiz gibi  modern dünyanında acımasız ortamında birden buluverdik kendimizi.
Aslında böyle bir tarihsel sıçrayışın pekde akıllı bir davranış olmayacağı kanısındaydı çoğu kişi. Fakat bunu o kadar profosyonelce ve ustalıkla yansıttıki activision firması oyun piyasaya sürülmeden önce resmi sitede ve yerel sitelerde yayınlanan trailerlar ile bununun sinyallerini tüm COD hastalarına veriyordu. Ve beklenen tarih geldi.


Bizde hemen oyunumuzu kurup masaüstündeki kısayolumuza tıklıyoruz. Karşımıza eski modlardan daha kullanışlı vede sade bi tasarım ile yapılan karşılama ekranı çıkıyor. Öncelikle hatırlatmak istiyorum. Oyunun en son çıkan yamalarını yüklemeniz gerek sizin mutluluğunuz  ve  sisteminizin mutluluğu açısından.


Burada en çok kurcalayacağımız yer grafik ayarlarının olduğu bölüm. Bazı sistemlerde diğer modlarda olduğu gibi optimal ayarlar ile başlamanızı önermiyorum. Çünkü bazı sistem aygıtlarında oyun sisteminizi en düşük çözünürlüğe göre ayarlıyor. Bu yüzden seviyeyi medyumda tutuyor ve oyuna giriyoruz.

           


Oyuna girdiğimizde ilk gözümüze çarpan eski ikinci dünya savaşı mekanları yerine tamamen modern Irak , Rusya ve ABD üçgeninde senoryomuzun geçmesi. Oyunda , eş zamanlı olarak , ya İngiliz SAS timinin üyesi “Soap”Mac Tavish’i ya da Amerikan Deniz piyadeleri üyesi Paul Jackson'u kontrol ediyoruz.  SAS bölümlerinde gizlilik ön planda iken ; Amerikalı olduğumuzda çatışmanın göbeğinde buluyoruz kendimizi.Temadan bahsettikten sonra birazda grafiklerden bahsetmek istiyorum..


Çevredeki bitki zenginliği olsun , fırlayan vede vucudunuza isabet eden şarabnel parçaları , patlayan araçlardan fırlayan demir parçalar olsun çok gerçekçi bir şekilde yansıtılmış. Ayrıca partüküller ve  kan effektlerinin büyük bir titizlik ile hazırlandığı belli oluyor. Burada küçük bir not düşmekte fayda var. Oyunun atmosferinden en yüksek verimi almak için gerek ses olsun gerekse grafik iyi bir ekipman ile oynamanızı öneririm. Çünkü bu tip ekipmanlar ile bu ürün oyun kategorisinden sıyrılıp HD bir film izliyor havası veriyor. Bu açıdan çok acemice atılan adımlar geri dönüşü olmayan hareketlerin başında geliyor. İlerleyen bölümlerde adım atmayı bile 4 defa düşünmeniz bir hayli neden bulmanız mümkün.



Kısacası hiç beklemediğiniz anda ölümün o soğuk nefesini yüzünüzde hissetmeniz kaçınılmaz oluyor.. Bu nefesi hissettiğinizde ve bu anı yaşadığınızda oyunun tekrar yüklenmesi esnasında genel kültür seviyenizi yükseltmek amacıyla özel olarak hazırlanmış bilgilerde mevcut. Oyun içinde kullanılan ekipmanlar bire bir gerçeğine uygun olarak hazırlandığı için silahların kullanım şekilleri hakkında da bilginiz oluyor. Bu oyunda da göreceğimiz yeniliklerden biride “Ragdoll”  sistemine geçilmiş olması. Bu sisteme ; vurduğunuz düşmanın vurulduğu andaki gerçek insanların vereceği tepkinin aynı olması efekti yansıtan bir özellik de diyebiliriz.  Koşmakta olan birini vurduğunuzda tıpkı gerçek bir insanın yaptığı gibi ilk önce tökezliyor ve  ardından ise yere seriliyor. Bu aşamada inanın çok gerçekçi bir ambians ile karşı karşıyasınız. Ayrıca patlattığınız araçlar her seferinde aynı şekilde parçalanmıyor. Her patlattığınızda farklı bir şekilde patlıyor. Buda oyunda öne çıkan güzel bir özellik. Oyunda dikkatli olmanızı gerektirecek unsurlardan biride öldü diye bıraktığınız birinin yerden hafifçe doğrulup son mermisi ile sizi vurması. Gerçekten bu açıların oyuna son derece güzel bir şekilde entegre edilmesi serinin bu dördüncü oyununu diğer bölümlere nazaran oynanmasını en az 2-3 kat daha gerektiriyor.

Ses olayından aslında COD’da fazla bahsetmeye gerek yok diye düşünüyorum. Çünkü Activision firması COD ilk bölümünden bu yana sese gerçekten önem veriyor. Yukarıda da bahsettiğim gibi iyi bir ekipman yani iyi bir ses kartı ve surround destekli bir sistem ile bu oyunu yaşamanız mümkün. Bu sayede sesi duyan arkadaşlarınızın “Hey yeni mi bu film ?” gibi sorular ile hemen yanınızda belirmesi de muhtemel.


Oynanabirlik kısmına gelince ; bu oyunu oynarken son derece kendinizi baskı altında bulmanız mümkün. Çünkü sizi bekleyen keskin nişancılar olsun , özel eğitimli adamlar olsun ve her seferinde başka başka yerlerden çıkan sürpriz hediye paketi gibi C4 ler var. Bunların çok fazla önemi yok benim için dediğiniz bir anda harekete geçiyorsunuz ve görevinizi yerine getirmek için bir sonraki hedefe doğru hızlı bir şekilde askeri bilginizide kullanarak ilerliyorsunuz. Ama bunu bilen sadece sizin olmadığınızı farketmeniz çok fazla zaman almıyor. Sizi bekleyen bir sniper mermisi “kurşun adres sormaz ki” sözünü size hatırlatıyor. Bacağınızdan sıcacık birşeyin geçtiğini anladığınız anda yukarıda bahsettiğim "Rugdoll" sistemi devreye girerek ilk önce tökezliyor ardında yeni kesilen bir ağacın devrildiği gibi tozların arasına gömülüyorsunuz. Ve takım arkadaşlarınızın sizi ordan almasını büyük bir sabırsızlık ile bekliyorsunuz. Single playerin ardından birazda çoklu oyuncu desteğinden bahsetmekde fayda var sanırım.


Çoklu oyuncu desteğinde bizi 6 grup karşılıyor. Bunları sırasıyla tanıyacak olursak ;
 
Team Deathmatch : Bildiğiniz takım bazlı deathmatch

Free-For-All : Herkesin tek başına olduğu deathmatch

Domination : Bayrak yarışıda dememiz mümkün. Asıl amaç bu modda çok fazla sayıda bayrak ele geçirip puan toplamak. En çok puan toplayan takım maçında galibi oluyor.

Sabotage : Haritada ki bombayı ele geçirip rakip takımın üssüne götürüp patlatmaya dayalı bir mod.

Headquarters : Amacınız haritadaki laptopu ele geçirip onu savunmaktır. Eğer x takımı laptopu ele geçirirse, y takımı laptopu bulup imha etmek zorundadır. X takımı laptopa sahipse, takımdaki oyuncuların round boyunca tek can hakkı olup,
Y takımı belirli süre aralıklarıyla tekrar spawn olabilmektedir.
Takımlar laptopu ellerinde tuttukları sure boyunca puan alırlar.

Search and Destroy : Adındanda anlaşılacağı gibi bul ve yoket bölümü. Counter-Strike oynayan arkadaşların pekde yabancı olmadığı bu modda 2 ayrı takım bulunuyor. Bir takımın görevi bomba kurup patlatmak diğer takımın ise bomba kurmayı engellemek yada kurulu bombayı etkisiz hale getirmek.

Sıra çoklu oyuncu modunda oynadıkça kazanılan özellik olarak tanımlanabilecek perklere geldi. Bu perkler sayesinde seviye atlayabiliyor , silahlarımızı modifiye edebiliyoruz. Ve böylece eşi benzeri olmayan bir karaktere sahip olabliyorsunuz…

     

                                                            BİRİNCİ KATEGORİ PERKLER

Bomb Squad – Patlayıcıları fark etmenizi güçlendirir

C4 x 2 -  2 tane C4 patlayıcıya sahip olursunuz

Claymore x 2 – 2 adet sensörlü mayına sahip olursunuz

RPG-7 x 2 - 2 Roketatarınız olur

Special Grenades x 3 - Smoke bomb dışında 3 el bombasına sahip olursunuz

Bandolier - Silahlarınız için fazladan şarjör

Frag x 3 - 3 el bombası taşırsınız

                                                           İKİNCİ KATEGORİ PERKLER

Juggernaut - Normalden daha fazla cana sahip olursunuz

Sleight of Hand – şarjör değişim hızını arttırır, kısa sürede değişim yaparsınız

Sonic Boom – Patlayıcılarınız daha fazla hasar verir

Stopping Power – Mermileriniz daha çok hasar verir

Double Tap – Mermi atış hızınız artar

UAV Jammer - Rakip takım radarına yakalanmazsınız

Overkill - İkinci bir ana silah taşıyabilirsiniz

                                                       ÜÇÜNCÜ KATEGORİ PERKLER

Deep Impact – Mermilerin delip geçme özelliği daha güçlenir

Extreme Conditioning – Daha uzun süreli koşmanızı sağlar

Last Stand – Ölmeden önce tabancanızı çekip dehşet saçabilirsiniz

Martyrdom – Öldüğünüz zaman öldüğünüz noktaya el bombası bırakırsınız

Steady Aim – Atışlarınızın geri tepme oranını azaltır

Dead Silence – Yürürken daha az ses çıkartırsınız

Iron Lungs – Tüfek kullanırken daha uzun nefesinizi tutabilirsiniz

Eavesdrop – Düşmanın sesli iletişimizi duyabilirsiniz
 
www.cyberoyun.com
« Son Düzenleme: Kasım 21, 2008, 21:18:37 ÖS Gönderen: arif96 »
Konuyu Paylaş:
  delicious  facebook  twitter  google
İmZa YoK BaRnAk BaSsAm :D

Çevrimdışı arif96

  • İleti: 126
  • Puan: 17
  • Cinsiyet: Bay
  • Her şeyi bilmek değil bilmediğini öğrenmek gerekir
    • BİLGİ PAYLAŞIM NOKTASI
-Oyun İncelemeleri
« Yanıtla #21 : Kasım 21, 2008, 21:20:43 ÖS »
DAHA FAZLA BİLGİ BULURSAM PAYLAŞIRIM

İYİ EĞLENCELER :D
İmZa YoK BaRnAk BaSsAm :D

Çevrimdışı arif96

  • İleti: 126
  • Puan: 17
  • Cinsiyet: Bay
  • Her şeyi bilmek değil bilmediğini öğrenmek gerekir
    • BİLGİ PAYLAŞIM NOKTASI
-Oyun İncelemeleri
« Yanıtla #22 : Kasım 21, 2008, 21:28:10 ÖS »
GTA IV HERHALDE 2 ARALIKTA PİYASADA

Oyunun Hikayesi

Savas yorgunu Serbe Niko Bellic kuzeni Roman`in anlattığı kendini beğenmiş hikayelerine kanıyor. Roman ona anlattığına göre lüks bir yaşam sürüyor, ama gerçek hayatta sadece taksi şoförlüğüyle çevresiyle bağ kurmuş bir insan. Niko farkında olmadan kendini bir suç çemberinin içerisinde buluyor ve bu çete ile yaşadıkları oyunun ana konusunu oluşturuyor.

GTA`nın önceki sürümlerinde olduğu gibi bu oyunda da, oyuncu oyun dünyasında düşünebileceği tüm özgürlüklere sahip ve oyunun tadını istediği gibi çıkarabiliyor. Hazırcevap kahraman Niko'nun hikayesi insanı taa başından itibaren cezbediyor. Karşındakini kelime oyunlarıyla düşündürüp, ironik bir tarzda itirazlar sunuyor. Böylece basta anlatılan sert hikâyeye ve temiz yürekli kurye misyonuna rağmen, oyuncu şehri tanımak yerine sadece Niko'nun hikâyesinin nasıl devam edeceğini öğrenmek istiyor.

Karizmatik kahraman
GTA´nın önceki sürümlerinden farklı olarak bu ana karakter çok karizmatik ve canlı. Tabi onun ir anti kahraman olduğunu da unutmamak gerekli. Niko hikâye boyunca hem normal hem de sabıkalı bir arkadaş çevresi kuruyor. O çevreye kuzeni Roman, başka bir arkadaşı ve hikayenin heyecanını kaybetmemek için burada açıklamadığımız başka insanlar da dahil oluyor.






GTA IV İçin Yeni Nesil Grafikler

GTA IV ilk bakışta oynanabilirlik anlamında çok da fazla gibi görünmese de, güzelleştirilmiş yeni sürümde teknik olarak bir çok yenilik içeriyor. Bu yenilikler sayesinde siz ve Niko tam bir hırsızın sahip olmak isteyeceği bir hayatı yaşıyorsunuz.

Niko'nun en önemli kullanım aracı iletişiminin kontrol merkezini oluşturan cep telefonu. Hikayedeki tüm önemli insanlara bu şekilde ulaşabiliyor. Bu önemli insanlar Niko için yeni işler buluyorlar ve boş zamanlarını başroller ile birlikte barlarda, Bowling yada Bilardo salonlarında, Kaberelerde yada Strip-Barlarda geçiriyorlar. Niko'nun o anki durumuna bağlı olarak bulundukları mekan da değişiklik gösteriyor.

Alternatif olarak mobil telefonun aracı ile başarısızlığa uğramış son işinizi yeniden başlatabiliyor veya çok oyunculu moda geçebiliyorsunuz.


Otantik Oyun dünyası
Rockstar en büyük başarıyı canlı bir oyun dünyası kurmakla yakalıyor. Liberty City otantik ve organik bir etki bırakıyor ve bu tüm oyunu son derece gerçekçi kılıyor. Evet, bundan daha etkileyici grafiklere sahip oyunlar da var ancak buradaki atmosferde oluşturulan,bundan daha net grafiklerle dengelenemeyebilirdi.


Yayalar sizin yanınızdan öyle basit bir şekilde geçip gitmiyorlar - kimileri telefonlar konuşuyor, kimileri grup halinde ayakta duruyor ve sohbet ediyorlar, Arada bir sürücüler kaza yapıyorlar ve arka planda bir jumbo jet uçuyor.Bu dünyayı bu denli inandırıcı ve büyüleyici yapan bu küçük şeyler, sürekli elinizin altında bulunan, eleştirilen ve aslında olduğundan farklı algılanan şiddet değil: toplumumuzdan yansıyan ironik bir resim.

Sadece bir şiddet oyunu mu?

Rockstar oyunlarını toplumsal eleştirilerle süslemesiyle ünlü. Bu özellikle insan bir televizyon programında saklı kalmış detaylarla meşgulken daha da belirginleşiyor.

Toplumun tüm kesimleri için ancak özellikle de politik konularda yapılan espriler ve göndermeler kesinlikle mükemmel ve sizi saatlerce bulunduğunuz yerde, sanal parlayan kutunun karşısında kalmaya davet ediyor. Bir benzeri durum da bir çok istasyonun radyo programları için geçerli. Özellikle bir taksi yolculuğu esnasında bunun tadını çıkarabilirsiniz.

Bu sadece bir oyun değil, en yüksek seviyede eğlence. İngilizcesi iyi olmayanlar alt yazılarla yetinmek zorundalar. Tüm bunları çevirmek büyük bir zorluk getiriyor zira.

GTA'nın tamamen bir şiddet oyunu olması ve sadece birkaç durumda vicdanınızın sesini dinleyerek karar vermeniz gerekmesi yada daha doğrusu şiddet uygulamak zorunda kalmayışınız sizi hayal kırıklığına uğratmamalı. Ana karakterler tutumlarını yansıtıyorlar ve suçlarını her zaman büyük bir zevk duydukları için yapmıyorlar. Ancak bu sadece şiddeti yalıtılmış bir yüceltme, övme olarak değil de belirli bir bağlamda ele alırsanız ortaya çıkıyor.

Sınırsız imkanlar
Taksi, metro yada kuzenlerinin servisleri gibi toplu taşıma araçlarından hoşlanmayanlar için her şekilde kullanabileceğiniz birçok çeşit araç emriniz altında. Önceki versiyonlara kıyasla çok iyileştirilmiş GPS son derece güvenilir. Bir sonraki hedefe ulaşmanıza yardımcı oluyor ve sinir bozucu arama sürecinden kurtarıyor sizi.

Yapımcılar oyunun bazı zayıf noktalarını tam olarak gizleyememişler. İnsan trafikteki boşlukları kullanmak yerine sürekli asfalttan kayıyor - bu durum özellikle heyecanlı kovalamacalarda negatif bir etki bırakıyor. Polislerden kaçarken Niko suçsuz görünmeye çabalamıyor. Bu eksiklik Need For Speed radarlarını anımsatan bir gösterge ile kapatılmaya çalışılmış. Bu gösterge ile polislerin size olan uzaklığını görebiliyorsunuz.






Kaç Niko, Kaç!

Eğer köşeye sıkışmışsanız, polislerle veya güvenlik görevlileri ile karşılıklı ateş etmeye girişmişseniz, sahip olduğunuz yeni otomatik nişan alma sistemi bile sizi mağlup edebilir.

Amerikan caddelerinde kovboyculuk oynamaya meraklı değilseniz, S.W.A.T biriminin yaklaşmasıyla mekanda tüymek gerektiğini anlıyorsunuz.

Nişan alma GTA IV ' da eski versiyonlara oranla çok çok daha iyi ve çarpışmaları gereğinden bile fazla basit hale getiriyor- eğer otomatik fonksiyonu yanlış birini hedef almadıysa mutlaka amacınıza ulaşıyorsunuz. Tuşlara basarak kendinizi gizleyebilme imkanınız da oldukça başarılı ve hatta bundan dolayı etrafınızdakilere çarpabilirsiniz. Ancak bunun için duvara en uygun uzaklıkta bulunmanız gerekiyor.

Katil oyunu?
Böyle detaylara takılmak GTA IV ün destansı büyüklüğüne kıyasen ufak tefek şeyler. Bu oyun tabiî ki kusursuz değil, ama böyle bir şey zaten olamaz ki. Küçük eksiklere rağmen, oyunda fikir zenginliği, canlılık ve sonuçta doğal olarak bir aksiyon var. Bu özellikler küçük eksiklikleri gölgede bırakıyor.


Sonunda yayaları ezme (kanın kaportaya bulaşması), tüyler ürpertici karamboller, zarar ve patlamalar, işaretler öncekinden çok daha gerçekçi.

GTA IV, çok abartılı olsa da ABD'nin bir kısmının şu anda yaşadığı kültürel değerleri ironik bir şekilde oyun dünyasında yansıtmayı başarıyor.

Sonuç: Alalım mı?

Sonuç olarak GTA IV kelimenin tam anlamı ile başından saatlerce kalkamayacağınız mükemmel bir oyun. Ancak temelde sadece aslında çoktan var olan harika bir oyunun detayları iyileştirilmiş hali.



Son zamanların çok satan oyunları Call of Duty 4 veya Halo 3 göz önüne alınacak olursa, tüm bu isimler daha önce tanınan tasarıların üzerine kurulular ancak yinede değerlerini kaybetmiyorlar. Araçların tasarımındaki, otomatik nişan alma sistemindeki yada diğer detaylardaki eksiklikler dikkat çekiyorlar fakat oyunun genelinde çokta can sıkıcı değiller.

Rockstar yoğun ve kapsamlı hikayesi ile yakanızı hemen öyle çabucak bırakmıyor. Böylece saatlerce eğlencenin garantisini veriyor. Bir çok datayla donatılmış ayarlar ve kendi kendisi ile dalga geçen diyaloglar ve daha bir çok ilginç fikir bu oyunu rakiplerinden açık ara ile en zevkli oyun haline getiriyor.

Oyun notu:
Bizim değerlendirmemiz tek oyuncu modunu kapsıyor. Çok oyuncu modunu yeterince test edemedik. Bu testi de en kısa zamanda size ulaştıracağız.

Grafik:
Görüntü kalitesi genel itibariyle üst düzeyde ama en üst düzeye ulaşmıyor. Atmosfer yoğunluğu resim kalitesinden daha da etkileyici.

Ses:
Burada her şey düzenli: Arka fon müziğindeki birinci sınıf şarkılar, sunucular, radyo ve televizyon, kaliteli patlamalar ve diğer özel efektler sunuluyor.

Oynayış:
Niko Bellic`in rolüne girip, Liberty City`i güvensiz bir hale getiriyorsunuz. Alışılmış GTA tarzı kontroller ile hayatınızı mutlu mutlu sürdürebilirsiniz.

Çok oyunculu:
16 oyuncuya kadar
 
« Son Düzenleme: Kasım 21, 2008, 21:31:47 ÖS Gönderen: arif96 »
İmZa YoK BaRnAk BaSsAm :D

Çevrimdışı arif96

  • İleti: 126
  • Puan: 17
  • Cinsiyet: Bay
  • Her şeyi bilmek değil bilmediğini öğrenmek gerekir
    • BİLGİ PAYLAŞIM NOKTASI
-Oyun İncelemeleri
« Yanıtla #23 : Kasım 22, 2008, 07:29:31 ÖÖ »
                                                         THE  SİMS 3

Oyun Türü: Rpg
Yapımcı: EA Games
Dağıtıcı: EA Games
Oyuncu Sayısı:Min: 1 Max: 1
Online Desteği: Yok
Resmi Sitesi: http://thesims3.ea.com/
Çıkış Tarihi: 2009 yaz


Açıklamalar

The Sims evimize , bilgisayarımıza 2000 yılında girdi . Milenyumda ! O zamanlarda o kalite , o grafikler. Oyun tam anlamıyla müthişdi! Yedi tane ek paketi çıktı. Çıkan bütün ek paketler sattı . Hatta o kadar sattı ki , birçok firmanın çıkarttığı oyunlardan onlarca , yüzlerce kat daha çok sattı . Livin' Large , House Party , Hot Date , Vacation , Unleashed , Superstar ve Makin' Magic. Hepsi oyuna yüzlerce , binlerce yeni özellik , daha çok oynanabilirlik kattı. Oyunun üzerinde çok uğraşıldı ; ama bu uğraşının da karşılığını oyun dünyası verdi!



2004 yılında The Sims 2 piyasaya sürüldü. Oyun , arayüz kısacası her şey çok . çok gelişmişti! O zamanlar birçok kişi , bundan daha iyisi yapılamaz , mümkün değil demişti ! Aslına bakarsanız . o zamanlar için öyleydi! EAGames The Sims 2 içinde piyasaya birçok ek paket sürdü. Birçok Sims hayranı beklemeden aldı. Universityde okuduk , adam olduk. Nightlifeda koptuk , eğlendik. Open for Businessda çalıştık , didindik , para kazandık. Petsde küçük dostlarımızla kaynaştık. Seasonsda dört mevsimi yaşadık. Bon Voyageda gezdik , tozduk , tatil yaptık. FreeTimeda hobilerimizi keşfettik , yeni şeyler öğrendik. Yakında da Apartment Lifela , yeni bir apartmana taşınacağız .



Şimdi ... bunları aşmanın zamanı geldi! Geliyor! Karakterinizi yaratırken 3D Animasyonlardan yararlanın! Karakterinizin her özelliğini siz ayarlayın! Kendi evinizi oluşturun. Çok ama çok gerçekçi mobilyalarınızla evinizi döşeyin! Kocaman bir mahallede yaşayın! Kapınızdan çıkın ve mahellenizi karşınızda görün! İmkansız mı? 2009 yazında , The Sims 3ü elinize alın! Göreceksiniz ki , burada yazanlar çekirdeğin kovuğunu bile doldurmuyor! 2009da görüşmek üzere.






Daha önce alışık olmadığımız bir çok yenilik The Sims 3 ile karşımıza çıkıyor!

The Sims 2'de Simlerimiz sosyal ilişkilerini sadece belirli bir mekanda yapıyordu. Fakat The Sims 3 artık sınırları kaldırıyor. Simlerimiz cadde ve sokaklara çıkıyorlar ! Bununla beraber Simlerimizde sayısız çeşitte tepkilere de rastlayacağız.

Artık Simler mahalleler'de istedikleri mekana özgürce gidip vakit geçirebilecekler!
Bu yönüyle Sims 3 bize sınırsız özgürlük kazandıracak. Simlerimiz parklarda, caddelerde yeni simlerle tanışacak ve belki doğru zamanda doğru yerde olduklarında çok farklı süprizler onları bekleyecektir.

"Create A Sim" Yani Sim yaratma ekranında yapabileceğiniz Simleri hayal bile edemeyeceksiniz!

The Sims 2'den çok daha detaylı Sims yaratma ekranı Sims 3 ile karşımıza çıkacak. Simlerimiz öncekine oranla grafiksel olarak daha gerçekçi bir yüze sahip olacaklar. Çok sayıda genetik, maktaj kombinasyonuyla artık istediğimiz Simi yapabileceğiz.

Simlerimizin Kendilerine Ait Bir Kişilikleri Oluyor!
Yarattığımız Simler artık birbirinden farklı kişilikleriyle ayrılıyorlar. Onlara yüzlerce kişilik özelliklerinden istediklerimizi seçerek bir kimlik kazandırıyoruz. Cesur, Sanatçı Ruhlu, yanlızlık düşkünü, mükemmeliyetçi, romantik, hantal, paranoyak özelliklerin sadece birkaçı! Yarattığınız simlerinizin ihtiyaçları ve korkuları da seçilen bu farklı karakterler sayesinde şekilleniyor.

Limitsiz düzenlemeler bizi bekliyor! Oyundaki herşey artık etkileşimli!
Etrafımızdaki herşeyi düzenleyebileceğiz. Kanepenin renginden tshirt'e, stor perdeden gazeteye kadar herşey! Objelerein rengini değiştirebilecek ya da onlara desen verebileceğiz. Ortaya çıkardığınız yaşam alanınızla Siminizin popületisini artırabileceksiniz. Simlerimizi istersek bir malikanede istersek de bir klübede yaşayacaklar.

İmZa YoK BaRnAk BaSsAm :D

Çevrimdışı xtream

  • İleti: 6
  • Puan: 0
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: Oyun İncelemeleri
« Yanıtla #24 : Mart 28, 2012, 13:52:22 ÖS »
Sağolun, varolun. Elleriniz dert görmesin :)

 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
24 Yanıt
8536 Gösterim
Son İleti Şubat 06, 2009, 19:12:08 ÖS
Gönderen: abuz89
5 Yanıt
1866 Gösterim
Son İleti Mart 23, 2007, 17:57:24 ÖS
Gönderen: AdmiN
9 Yanıt
3015 Gösterim
Son İleti Eylül 14, 2007, 16:08:50 ÖS
Gönderen: GateSXraY
1 Yanıt
1005 Gösterim
Son İleti Nisan 20, 2007, 22:38:29 ÖS
Gönderen: burajan
4 Yanıt
988 Gösterim
Son İleti Eylül 05, 2008, 00:34:18 ÖÖ
Gönderen: mesut_