Haberler

 

Sosyal ağlarda paylaştığım kişisel bilgiler güvende mi?

Sosyal ağlara dahil olan kullanıcılar, bağlantıların sağlıklı bir şekilde kurulabilmesi ve genişlemesi için çok yüksek bir oranda bu yapılara gerçek isimlerini ve geçerli erişim bilgilerini vererek katılıyorlar. Aslında bir yönden bakılınca öyle de olması lazım. Çünkü sosyal ağlarda bağlantı kurmak sadece aramayı değil, bulunabilir olmayı da gerektiriyor.

İşin ilginç tarafı, yoldan geçerken adın ne diye sorsanız söylemekten çekinecek kişiler sosyal ağlara kayıt olurken bazen cep telefonlarına kadar kendilerinden istenen her bilgiyi sunmaktan çekinmiyorlar. Buna bir de özel ilgi alanlarınızı ve sosyal ağ üzerinden kurduğunuz ilişkilerin sizin hakkınızda yansıtacağı kişisel eğilimleri eklediğinizde, sosyal ağlar bir süre sonra sizin hakkınızda tahmin bile edemeyeceğiniz ölçüde bilgi verir hale gelebiliyor.

Bunun doğal bir sonucu olarak sosyal ağlarda pazarlama veya benzeri amaçlarla kişisel bilgilerinizin peşine düşen veya kimlik hırsızlığı için hakkınızda daha fazla bilgi toplamaya çalışanların sayısı da azımsanmayacak ölçüde fazla.

Sosyal ağlarda gizlenmeye çalışmak boşuna bir çaba mı?

Sosyal ağlarda kişilerle ilişkilendirilmiş bilgilerin boyutu, bu platformlarda gerçek bir mahremiyetten bahsedilebilir mi konusunu sıkça gündeme getiriyor. Bu konudaki görüşler de iki gruba ayrılıyor: Birinci grup internette kişisel bilgilerin güvenliğini sağlamak için, erişimi zorlaştırma pahasına da olsa her türlü önlemin alınması gerektiği görüşünde. Diğer grup ise yaşadığımız sayısal çağda zaten gittiğimiz hemen her yerde, doldurduğumuz her formda, yaptığımız her ödemede sürekli bizimle ilgili bilgilerin alınıp bir yerlere iletildiğini, bunları korumaya çalışmanın gereksiz bir çaba olacağını düşünüyor.

Aslında ikinci görüşün de haklı olduğu yönler yok değil. Fakat sosyal mühendislik yöntemleriyle bir başkasının kimliğini taklit etme yoluna giden dolandırıcıların en büyük bilgi kaynağının sosyal ağlar olduğunu göz önüne alırsanız, ilk yaklaşıma biraz daha yakın durmakta fayda var gibi görünüyor.

Sadece güvenlik değil, otokontrol de önemli

Sosyal medyada mahremiyet denilince sadece sosyal profilinizdeki bilgilere erişimi kısıtlamak değil, sosyal ağlarda paylaştığınız bilgilerin niteliği üzerinde otokontrol uygulamak da önemli. Yazdığınız mesaj veya yolladığınız fotoğraf sosyal çevrenizin size bakışı üzerinde nasıl bir etki oluşturur? Birileri bunları sonradan size karşı kullanabilir mi? İnternet hesaplarınızdaki unutulan şifre kısmına girdiğiniz soruların cevapları, finansal hesaplarınıza ulaşmayı kolaylaştıracak ipuçları, açık adres ve telefon numaralarınız profilinizde yer alıyor mu? Tatilde olduğunuzu belli ederek potansiyel hırsızlara davet çıkarıyor musunuz? Profilinizde yer alan herhangi bir içerik gelecekte potansiyel bir iş ilişkisini veya bağlantı fırsatını zora sokabilir mi? Tüm bunlar sosyal ağlarda yer alırken değerlendirilmesi gereken konular.